genç globan'la alegorik bir yolculuga çıkmaya var mısınız?

Eylül 03, 2011

Globan Yolu - 7


Genç globan taşıdığı aynaların büyük bir bölümünü aktardığında ölümlüler doyum noktasına ulaşmıştı. Her ne kadar kendisini biraz halsiz hissetse de mutluluktan yerinde duramıyordu. Varlık aleminin devam etmesi adına küçük de olsa bir faydası olmuştu. Tam olduğu yerden ayrılacakken derinden gelen bir ses dikkatini çekti,
“Genç, yaklaşsana biraz daha... Ben çok yaşlıyım, sesim çok fazla çıkmıyor.”
Genç globan homurtusu sinirlerine dokunan yapışkan duvara yaklaşmak istemese de yaşlı sesin masum tınısı yavaşça duvara doğru yaklaşmasına sebep oldu.
“Siz de kimsiniz?”
“Ben yaşlı bir Efron’um.”
İsmi olmayan genç globan duvara iyice yaklaştığından rahatlıkla duymaya başlamıştı yapışkan duvarın ardından kendisine seslenen yaşlı Efron’u.
“Efron mu? Ne ki Efron?”
“Kapsüller Ülkesinin her bir ferdine Efron denir.” dedi, sonra da daha önce söylediğini unuttuğundan tekrarladı başta söylediğini.
“Ben yaşlı bir Efron’um. Efronlar Kapsüller Dünyasının sakinleridir.”  
“Peki ne yapar Efronlar.”
“Efronlar ölümlülerin teri olan pis kokulu Re’leri dış dünyaya göndermekten sorumludur. Her kapsül, yani her bir Efron, yakalayıp hapsettiği Re’leri dünyamızın merkezindeki büyük göle gönderir. İsmi Elvis olan bu göl hiç kimsenin görmek istemeyeceği lanetli bir göldür. Elvis gölünün karanlık suları Re’leri en derinlerine hapseder ve ne zaman ortaya çıkacağını bilemediğimiz girdaplarla dış dünyaya gönderir. Bu göle düşen bir daha kurtulamaz.” Yaşlı Efron sesindeki gizemi artırarak anlatmaya devam etti.
“Ara sıra yükselen çığlık seslerini duyuyor musun?”
Genç globan dikkat kesildi çığlıkları duyabilmek için. Bir sürü ses arasından duyduğu dehşet veren çığlıklar, globanın yüreğini ağzına getirmek için yetti de arttı.         
“Yaşlı globanların çığlıkları bunlar.” dedi yaşlı Efron, genç globanın korktuğunu hissetmesinden zevk aldığını belli eden bir sesle.
“Korkmana gerek yok, sen daha gençsin.” diye devam etti gülerek. “Merulus tünelinin sonunda sadece çok yaşlı olanlar büyük çekimden kurtulamaz ve Elvis gölünün dibini boylarlar. Burada onları kurtaracak kardeşleri Lantiller de olmadığı için doğruca dış dünyada bulurlar kendilerini. Yani ölümün kucağında.” dedi yaşlı Efron, anlattıklarının genç globan üzerinde bıraktığı etkiden memnun bir şekilde.
“Neyse, ben sana teşekkür etmek istemiştim sadece. Söz nerelere geldi bak. Aynaları ta nerelerden getirdin yardımıma. Çok sağol.”
Genç globanın tepki vermeden beklediğini görünce uyardı onu.
“İyi dinle beni. Çok fazla zaman kaybetme buralarda, tehlike her an seni yakalayıp dış dünyanın tekinsiz iklimine sürükleyebilir. Acele et, daha göreceğin çok yerler var, ama burada gördüklerin, duydukların hep aklında olsun. Ha bir de...” diye uyardı gitmek için sabırsızlanan globanı,
“Eğer bir ismin yoksa ve güzel bir ismin olmasını istiyorsan, Efron koyabilirsin ismini. Efronlar varlık aleminin en değerli ölümlüleridirler.”
Sesindeki buyurganlık genç globanın bir an önce bu korku tünelinden uzaklaşması için yetti. Korkuyla karışık tedirginlikle Merulus tünelinin sonuna geldiğinde kendisini gerisin geri tünele doğru çeken büyük çekimi fark etti. Bütün enerjisini toplayarak ileriye atılan diğer globanlar gibi o da yüklendi bütün gücüyle. Aralarda dengelerini kaybedip, yaşlı globanlarla birlikte yapışkan duvarlara doğru savrulan gençleri de görünce genç globan ümidini kaybeder gibi oldu ama bir anda kendisini Merulus’un ve ardından da Kapsüller Ülkesinin dışına atınca yine hayat dolu bir sevinç kapladı bütün bedenini.
Şimdi geri dönüş başlamıştı. Önce Kara Göle gidecek, parlaklığı kaybolan derisi Aynalar Ülkesinde yeniden ışıltısını kazanacak ve Ak Göle geri dönecekti. Ak Gölden sonra yine yeni bir sefere çıkacaktı. Globanların hayatında dinlenmeye yer yoktu. Hep çalışıp, ölümlülere hayat taşımayı yaşamlarının gayesi yapmışlardı.
Genç globan dönüş yolunda geride kalan ilk büyük seferini düşünüyordu. 
Gönlünün sesini dinleyerek kararlar alması, Kapsüller Ülkesi, yapış yapış Merulus tünelleri, yaşlı Efron, Re’lerin ve yaşlı Globanların acı sonları... Her şey tam dört ay sürecek uzun ömrünün kalan günleri için deneyim kazanmasına yardımcı olmuştu. Emin olduğu bir şey vardı o da asla ismini Efron koymayacağıydı. Eğer ismini Efron koyarsa o karanlık Elvis gölüne daha erken düşeceğini ve dış dünyanın acımasız iklimiyle daha erken yüzleşeceğini düşünüyordu. O yüzden ismi asla Efron olmayacaktı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder